ترجمة معاني سورة الحجر باللغة التركية من كتاب Turkish - Turkish translation

Turkish - Turkish translation

آية رقم 2

Bir zaman gelecek ki inkâr edenler, keske müslüman olsaydik temennisinde bulunacaklardir.

Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.
آية رقم 13

Kur'âna iman etmezler, halbuki öncekilerin sünneti (inanmadiklari için baslarina gelenler) gelip geçmistir.

Yeryüzünü düzgün bir sekilde yarattik ve oraya sabit daglar yerlestirdik. Orada hikmetle ölçülmüs her seyden bitkiler bitirdik.
آية رقم 20

Orada hem sizin için, hem de sizin riziklarini veremediginiz kimseler için geçim yollarini yarattik.
آية رقم 23

Elbette biz diriltiriz ve biz öldürürüz! Ve hepsinin varisleri de biziz.
آية رقم 24

Andolsun ki biz, içinizden Islâm'da öne geçmek isteyenleri de biliriz, geri kalmak isteyenleri de biliriz.
آية رقم 25

Süphesiz Rabbin O'dur ki, onlari kiyamet gününde hesaba çekmek için toplayacaktir. O, hikmet sahibidir, bilendir.
آية رقم 27

Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir atesten yarattik.
آية رقم 30

Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.
آية رقم 34

Allah söyle buyurdu: "Öyle ise oradan çik! Sen, artik kovulmus birisin."
آية رقم 36

Iblis: "Rabbim! Öyle ise insanlarin kabirlerinden kaldirilacaklari güne (kiyamete) kadar bana mühlet ver" dedi.

Iblis söyle dedi: "Rabbim! Beni saptirdigin için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahlari süsleyecegim ve onlarin hepsini mutlaka azdiracagim!"
آية رقم 40

"Ancak içlerinden ihlasli kullarin müstesnâdir."
آية رقم 43

"Süphesiz ki onlarin hepsine vaad edilen yer cehennemdir."
آية رقم 45

Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pinarlarin basindadirlar.
آية رقم 46

Onlara: "Selametle güven içinde oraya girin" denir.

Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çikarir atariz. Hepsi kardesler olarak sevinç içinde karsilikli koltuklara otururlar.
آية رقم 50

Bununla beraber azabim da çok acikli bir azabdir. Bunlari geçmisten bazi örneklerle açiklamak üzere:
آية رقم 51

Hem o kullara, Ibrahim'in misafirlerinden de haber ver.

Hani melekler, Ibrahim'in yanina girdikleri zaman, "selam" demisler, Ibrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demisti.
آية رقم 54

Ibrahim dedi ki: "Bana ihtiyarlik gelmisken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz?"
آية رقم 55

Melekler: "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakin Allah'in rahmetinden ümidini kesenlerden olma!" dediler.
آية رقم 58

Melekler söyle dediler: "Biz suçlu bir kavmi cezalandirmak için gönderildik.
آية رقم 59

Ancak Lût ailesi müstesnâdir. Biz, onlarin hepsini muhakkak kurtaracagiz.
آية رقم 60

Yalniz Lût'un karisi müstesnâ, çünkü onun helak edilenlerle birlikte yok edilmesini takdir ettik.
آية رقم 62

Lût dedi ki: "Dogrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz."
آية رقم 64

"Sana gerçegi getirdik; biz elbette dogru söylüyoruz."
آية رقم 67

Sehir halki, insan seklindeki güzel yüzlü melekleri görünce, onlara igrenç islerini yapabileceklerini düsünüp sevinerek geldiler.
آية رقم 68

Lût, kavmine söyle dedi: "Bunlar benim misafirlerimdir, beni rüsvay etmeyin."
آية رقم 70

Lût kavmi söyle dedi: "Biz sana kimsenin koruyuculugunu yapmamani söylememis miydik?"
آية رقم 71

Lût söyle dedi: "Iste kizlarim! Düsündügünüzü yapacaksaniz (onlarla evlenin).
آية رقم 72

Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhosluklari içinde bocalayip duruyorlardi.
آية رقم 73

Günes dogarken o korkunç çiglik onlari yakaladi.
آية رقم 74

Biz, onlarin sehirlerinin üstünü altina geçirdik ve üzerlerine de balçiktan pisirilmis taslar yagdirdik.
آية رقم 75

Gerçekten bunda, düsünen keskin anlayislilar için ibretler vardir.
آية رقم 76

Hem o Lût kavminin bulundugu sehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadir.
آية رقم 79

Biz Eyke halkindan da intikâm aldik. Ikisi de (Eyke ve Medyen) açik bir yol üzerindedir.
آية رقم 81

Biz, onlara âyetlerimizi vermistik de onlar, yüz çeviriyorlardi
آية رقم 83

Onlari da sabahleyin korkunç bir çiglik yakaladi.

Sakin o kâfirlerden birtakimlarina verip de kendilerini zevklendirdigimiz seye (mal ve servete) heveslenip göz dikeyim deme. Onlardan dolayi üzülme. Müminlere merhamet kanatlarini indir.
آية رقم 90

(Inanmazsaniz basiniza) tipki o taksimcilere (yahudi ve hiristiyanlara) indirdigimiz azap gibi (bir azab inecektir).
آية رقم 91

Onlar, Kur'ân'in bir kismina inanip bir kismina inanmayarak onu kisim kisim böldüler.
آية رقم 92

(92 - 93) Rabbin hakki için biz, mutlaka onlarin hepsini yaptiklarindan dolayi hesaba çekecegiz.
آية رقم 93

(92 - 93) Rabbin hakki için biz, mutlaka onlarin hepsini yaptiklarindan dolayi hesaba çekecegiz.
آية رقم 95

Muhakkak ki alay edenlere karsi biz sana yeteriz.
تقدم القراءة