ترجمة معاني سورة الشعراء باللغة التركية من كتاب Turkish - Turkish translation

Turkish - Turkish translation

آية رقم 1

Şuara Suresi


Tâ, Sîn, Mîm.
آية رقم 6

Üstelik (ona) "yalandir" dediler; fakat onlara alay edip durduklari seyin haberleri yakinda gelecektir.
آية رقم 12

(Musa) söyle seslendi: "Ya Rab! Dogrusu ben korkarim ki beni yalanci sayarlar."
آية رقم 14

"Hem onlarin bana isnad ettikleri bir suç var. Ondan dolayi korkarim ki, hemen beni öldürürler."

(Allah): "Hayir hayir" buyurdu, "haydi ikiniz âyetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Süphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onlari) isitiyoruz."

Musa cevap olarak: "Eger isin gerçegini düsünüp anlayan kisiler olsaniz (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasinda bulunan her seyin Rabbi'dir."
آية رقم 26

Musa dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, daha önce ki atalarinizin da Rabbidir."

Musa devamla söyle söyledi: "Sayet aklinizi kullansaniz (anlarsiniz ki), O, dogunun, batinin ve ikisinin arasinda bulunanlarin Rabbidir."
آية رقم 29

Firavun: "Benden baskasini ilâh tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatilmislardan ederim" dedi.
آية رقم 33

Elini de (koynundan) çekti çikardi; bakanlara bembeyaz (görünen, nur saçan bir sey) oluverdi.
آية رقم 34

Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"
آية رقم 38

Böylece, sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi.
آية رقم 39

Halka, "Siz de toplaniyor musunuz? (Haydi çabuk olun)" denildi.
آية رقم 42

Firavun cevaben: "Evet, o takdirde hiç süphe etmeyin, gözde kimselerden olacaksiniz" dedi.

Bunun üzerine iplerini ve degneklerini attilar ve "Firavun'un kudreti hakki için süphesiz elbette bizler galip gelecegiz" dediler.
آية رقم 46

Sihirbazlar derhal secdeye kapandilar.
آية رقم 54

"Esasen bunlar, sayilari azar azar, bölük pörçük bir cemaattir."
آية رقم 55

"(Böyle iken) hakkimizda çok gayz (öfke) besliyorlar. "
آية رقم 56

"Biz ise, elbette uyanik (ve tekvücut) bir cemaatiz." (diyor ve dedirtiyordu.)
آية رقم 57

Ama (sonunda) biz, onlari (Firavun ve kavmini) bahçelerden, pinarlardan,
آية رقم 58

Hazinelerden ve serefli makamlardan çikardik.
آية رقم 60

Derken (Firavun ve adamlari) günes dogmustu ki, onlarin ardina düstüler.
آية رقم 64

Ötekilerini de buraya yanastirivermistik.
آية رقم 68

Ve süphesiz, iste o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 69

(Resulüm!) onlara Ibrahim'in kissasini da naklet.
آية رقم 72

Ibrahim "Peki, dedi, yalvardiginizda onlar sizi isitiyorlar mi?"
آية رقم 75

(75-76) Ibrahim dedi ki: "Iyi ama, ister sizin, ister önceki atalarinizin olsun, neye taptiginizi (biraz olsun) düsündünüz mü?"
آية رقم 76

(75-76) Ibrahim dedi ki: "Iyi ama, ister sizin, ister önceki atalarinizin olsun, neye taptiginizi (biraz olsun) düsündünüz mü?"
آية رقم 78

"O ki, beni yaratan ve bana dogru yolu gösterendir,"
آية رقم 81

"O ki, benim canimi alacak, sonra diriltecektir. "
آية رقم 87

"(Insanlarin) diriltilecekleri gün, beni mahcub etme."
آية رقم 90

(O gün) Cennet müttakilere yaklastirilmistir.
آية رقم 91

Azginlar için de cehennem hortlatilmistir.
آية رقم 92

(92-93) Onlara, "Allah'i birakip da taptiklariniz, hani nerede? Size yardim edebiliyorlar mi veya kendilerini kurtarabiliyorlar mi?" denilir.
آية رقم 93

(92-93) Onlara, "Allah'i birakip da taptiklariniz, hani nerede? Size yardim edebiliyorlar mi veya kendilerini kurtarabiliyorlar mi?" denilir.
آية رقم 94

Ve arkasindan hep onlar (putlar ve azginlar) o cehennemin içine firlatilmaktadirlar.
آية رقم 95

(95-96) Ve bütün o Iblis ordulari onun içinde birbirleriyle çekisirlerken dediler ki:
آية رقم 96

(95-96) Ve bütün o Iblis ordulari onun içinde birbirleriyle çekisirlerken dediler ki:
آية رقم 98

"Çünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk."
آية رقم 104

Ve süphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 105

Nuh kavmi de peygamberleri yalancilikla itham etti.
آية رقم 107

"Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmis güvenilir bir Peygamberim.
آية رقم 108

"Gelin artik, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 110

"Gelin, artik, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 111

"Â, dediler, senin ardina hep düsük kimseler düsmüsken, biz sana hiç inanir miyiz?"
آية رقم 119

Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide tasiyarak kurtardik.
آية رقم 122

Ve süphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 123

Âd (kavmi) de peygamberleri yalancilikla itham etti.
آية رقم 125

"Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmis, güvenilir bir Peygamberim."
آية رقم 126

"Gelin artik Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 128

"Siz her tepeye bir alâmet bina edip eglenir durur musunuz?"
آية رقم 129

"Temelli kalacaginizi umarak saglam yapilar mi edinirsiniz?"
آية رقم 130

"Hem tuttugunuz zaman merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz."
آية رقم 131

"Artik Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 134

"Cennet gibi baglar, bahçeler, pinarlar ihsan etmektedir."

Böylece onu yalanci saydilar; biz de kendilerini helak ettik. Süphesiz bunda mutlak bir âyet (alinacak bir ders) vardir, ama çoklari iman etmis degillerdir.
آية رقم 140

Ve süphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 141

Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancilikla itham etti.
آية رقم 143

"Haberiniz olsun ki ben size gönderilmis güvenilir bir peygamberim."
آية رقم 144

"Gelin artik, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 148

"Ekinlerin, salkimlari sarkmis hurmalar arasinda,"
آية رقم 149

Ki bir de daglardan keyifli keyifli kâsâneler oyuyorsunuz."
آية رقم 150

"Gelin! Allah'tan korkun da bana itaat edin."
آية رقم 151

(151-152) "Yeryüzünde bozgunculuk yapip dirlik düzenlik vermeyen bozguncularin emrine uymayin."
آية رقم 152

(151-152) "Yeryüzünde bozgunculuk yapip dirlik düzenlik vermeyen bozguncularin emrine uymayin."
آية رقم 155

Salih "Iste (mucize) bu disi devedir; su içme hakki (bir gün) onundur, belli bir günün içme hakki da sizin" dedi.
آية رقم 156

"Sakin ona bir kötülükle ilismeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabi yakalayiverir."
آية رقم 157

Derken onu kestiler; fakat pisman da oldular.
آية رقم 159

Ve süphesiz Rabbin, iste O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 160

Lût (kavmi) de peygamberleri yalancilikla itham etti.
آية رقم 162

"Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmis güvenilir bir peygamberim."
آية رقم 163

"Gelin artik, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 167

Onlar söyle dediler: "Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bilki, sürülenlerden olacaksin."
آية رقم 169

"Yâ Rabbi! Beni ve ailemi onlarin yapageldiklerin(in vebalin)den kurtar."
آية رقم 170

Biz de onu ve ailesinin tamamini kurtardik,
آية رقم 172

Sonra geridekilerin hepsini helak ettik.
آية رقم 173

Ve üzerlerine öyle bir yagmur yagdirdik ki, (uyarilanlarin) o yagmuru ne kötü bir yagmurdu!
آية رقم 175

Ve süphesiz Rabbin, iste O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 176

Eyke halki da peygamberleri yalancilikla itham etti.
آية رقم 178

"Haberiniz olsun ki ben size gönderilmis güvenilir bir peygamberim."
آية رقم 179

"Gelin, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 184

"O sizi ve sizden önceki nesilleri yaratan Allah'tan korkun."
آية رقم 185

Onlar söyle dediler: "Sen, olsa olsa iyice büyülenmis birisin."
آية رقم 191

Ve süphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 192

Ve muhakkak ki bu (Kur'ân) âlemlerin Rabbinin indirmesidir.
آية رقم 196

O, süphesiz daha öncekilerin kitaplarinda da vardi.
آية رقم 198

(198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydi, yine de ona iman etmezlerdi.
آية رقم 199

(198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydi, yine de ona iman etmezlerdi.
آية رقم 200

(200-201) Böylece onu günahkarlarin kalplerine soktuk. (okuyup anladilar, ama yine de) acikli azabi görünceye kadar ona iman etmezler.
آية رقم 201

(200-201) Böylece onu günahkarlarin kalplerine soktuk. (okuyup anladilar, ama yine de) acikli azabi görünceye kadar ona iman etmezler.
آية رقم 202

Iste bu (azab) onlara, kendileri farkinda olmadan, ansizin geliverecektir.
آية رقم 203

O zaman "Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba?...diyeceklerdir.
آية رقم 204

(Oysa dünyada iken) Onlar bizim azabimizi çarçabuk istiyorlardi.
آية رقم 205

Gördün ya artik onlara senelerce zevk ettirsek,
آية رقم 208

Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarici (peygamberleri) olmustur.
آية رقم 209

(Onlar) ihtar edilmistir ve biz zulmetmis degiliz.
آية رقم 212

Süphesiz onlar vahyi isitmekten uzak tutulmuslardir.
آية رقم 217

Sen O, mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.
آية رقم 218

O ki, (gece namaza) kalktigin zaman seni görüyor.
آية رقم 219

Ve secde edenler arasinda dolasmani da (görüyor.)
آية رقم 222

Onlar, günaha, iftiraya düskün olan herkesin üzerine inerler.
آية رقم 223

Onlar, (seytanlara) kulak verirler ve onlarin çogu yalancidir.
آية رقم 224

Sairler(e gelince), onlara da sapiklar uyar.
آية رقم 225

(225-226) Onlarin her vadide saskin saskin dolastiklarini ve gerçekte yapmadiklari seyleri söylediklerini görmedin mi?
آية رقم 226

(225-226) Onlarin her vadide saskin saskin dolastiklarini ve gerçekte yapmadiklari seyleri söylediklerini görmedin mi?
تقدم القراءة