ترجمة معاني سورة الشعراء باللغة التركية من كتاب Turkish - Turkish translation
ﰡ
آية رقم 1
ﭑ
ﭒ
Şuara Suresi
Tâ, Sîn, Mîm.
آية رقم 2
ﭓﭔﭕﭖ
ﭗ
Bunlar sana apaçik kitabin âyetleridir.
آية رقم 3
ﭘﭙﭚﭛﭜﭝ
ﭞ
(Resulüm!) Onlar iman etmiyorlar diye adeta kendine kiyacaksin!
آية رقم 4
Biz dilersek onlarin üzerlerine gökten bir âyet (mucize) indiririz de, ona boyunlari egilekalir.
آية رقم 5
Bununla beraber kendilerine O Rahmân'dan yeni bir ögüt gelmeyedursun, ille ondan yüz çevirirler.
آية رقم 6
Üstelik (ona) "yalandir" dediler; fakat onlara alay edip durduklari seyin haberleri yakinda gelecektir.
آية رقم 7
Yeryüzüne bir bakmadilar mi? Biz orada her güzel çiftten nice bitkiler yetistirmisiz.
آية رقم 8
Süphesiz ki bunda mutlak bir âyet (nisane) vardir; ama onlarin çogu iman etmezler.
آية رقم 9
ﮖﮗﮘﮙﮚ
ﮛ
Ve süphe yok ki Rabbin, galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 10
Bir vakit de Rabbin, Musa'ya nida edip "Git o zalim kavme" dedi.
آية رقم 11
ﮥﮦﮧﮨﮩ
ﮪ
"Firavun kavmine, hâlâ sakinmayacaklar mi?"
آية رقم 12
ﮫﮬﮭﮮﮯﮰ
ﮱ
(Musa) söyle seslendi: "Ya Rab! Dogrusu ben korkarim ki beni yalanci sayarlar."
آية رقم 13
"Ve gögsüm daralir, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver."
آية رقم 14
ﯜﯝﯞﯟﯠﯡ
ﯢ
"Hem onlarin bana isnad ettikleri bir suç var. Ondan dolayi korkarim ki, hemen beni öldürürler."
آية رقم 15
(Allah): "Hayir hayir" buyurdu, "haydi ikiniz âyetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Süphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onlari) isitiyoruz."
آية رقم 16
"Haydin Firavun'a gidin de deyin ki: Inan biz, âlemlerin Rabbinin elçisiyiz.
آية رقم 17
ﯵﯶﯷﯸﯹ
ﯺ
Israil ogullarini bizimle beraber gönder."
آية رقم 18
"Â, dedi, biz seni çocukken himayemize alip büyütmedik mi? Hayatinin bir çok yillarini aramizda geçirmedin mi?"
آية رقم 19
"Sonunda o yaptigin (kötü) isi de yaptin. Sen nankörün birisin!"
آية رقم 20
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖ
ﭗ
Musa, "Ben, dedi, o isi o anda yaptim ki saskinlardandim."
آية رقم 21
"Sizden korkunca da hemen aranizdan kaçtim. Sonra Rabbim bana hikmet bahsetti ve beni peygamberlerden kildi."
آية رقم 22
"O basima kaktigin nimet de (aslinda) Israil ogullarini kendine köle edinmis olmandir. "
آية رقم 23
ﭭﭮﭯﭰﭱ
ﭲ
Firavun söyle dedi: "Âlemlerin Rabbi dedigin nedir ki?"
آية رقم 24
Musa cevap olarak: "Eger isin gerçegini düsünüp anlayan kisiler olsaniz (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasinda bulunan her seyin Rabbi'dir."
آية رقم 25
ﭾﭿﮀﮁﮂ
ﮃ
(Firavun) etrafinda bulunanlara: "Isitmiyor musunuz?" dedi.
آية رقم 26
ﮄﮅﮆﮇﮈ
ﮉ
Musa dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, daha önce ki atalarinizin da Rabbidir."
آية رقم 27
(Firavun): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi.
آية رقم 28
Musa devamla söyle söyledi: "Sayet aklinizi kullansaniz (anlarsiniz ki), O, dogunun, batinin ve ikisinin arasinda bulunanlarin Rabbidir."
آية رقم 29
Firavun: "Benden baskasini ilâh tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatilmislardan ederim" dedi.
آية رقم 30
ﮦﮧﮨﮩﮪ
ﮫ
Musa sordu: "Sana apaçik bir sey getirmis olsam da mi?"
آية رقم 31
Firavun: "Haydi getir onu bakayim, dogrulardan isen" dedi.
آية رقم 32
ﯕﯖﯗﯘﯙﯚ
ﯛ
Bunun üzerine Musa asâsini birakiverdi; apaçik bir ejderha oluverdi.
آية رقم 33
ﯜﯝﯞﯟﯠﯡ
ﯢ
Elini de (koynundan) çekti çikardi; bakanlara bembeyaz (görünen, nur saçan bir sey) oluverdi.
آية رقم 34
Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"
آية رقم 35
"Sizi sihriyle yurdunuzdan çikarmak istiyor. Simdi ne buyurursunuz?"
آية رقم 36
Dediler ki: "Bunu ve kardesini egle, sehirlere de toplayicilar gönder."
آية رقم 37
ﯼﯽﯾﯿ
ﰀ
"Bütün bilgiç sihirbazlari sana getirsinler."
آية رقم 38
ﰁﰂﰃﰄﰅ
ﰆ
Böylece, sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi.
آية رقم 39
ﰇﰈﰉﰊﰋ
ﰌ
Halka, "Siz de toplaniyor musunuz? (Haydi çabuk olun)" denildi.
آية رقم 40
"Üstün gelirlerse herhalde sihirbazlara uyariz" dediler.
آية رقم 41
Sihirbazlar geldiklerinde Firavun'a "Sayet biz üstün gelirsek, muhakkak bize bir ücret vardir, degil mi?" dediler.
آية رقم 42
ﭦﭧﭨﭩﭪﭫ
ﭬ
Firavun cevaben: "Evet, o takdirde hiç süphe etmeyin, gözde kimselerden olacaksiniz" dedi.
آية رقم 43
Musa onlara "Atin, ne atacaksaniz" dedi.
آية رقم 44
Bunun üzerine iplerini ve degneklerini attilar ve "Firavun'un kudreti hakki için süphesiz elbette bizler galip gelecegiz" dediler.
آية رقم 45
Ardindan Musa asâsini atti; bir de ne görsünler, onlarin uydurduklarini yutuyor!
آية رقم 46
ﮈﮉﮊ
ﮋ
Sihirbazlar derhal secdeye kapandilar.
آية رقم 47
ﮌﮍﮎﮏ
ﮐ
"Iman ettik, dediler, Âlemlerin Rabbine "
آية رقم 48
ﮑﮒﮓ
ﮔ
"Musa ve Harun'un Rabbine!"
آية رقم 49
Firavun (kizginlik içinde) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz ha! Anlasildi ki o size sihri ögreten büyügünüzmüs! Ama simdi bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarinizi çaprazlama ke stirecegim, hepinizi çarmiha gerdirecegim!"
آية رقم 50
"Zarari yok dediler nasil olsa biz Rabbimize dönecegiz."
آية رقم 51
"Herhalde biz müminlerin evveli oldugumuzdan dolayi, Rabbimizin bize magfiret buyuracagini ümit ederiz"
آية رقم 52
Biz, Musa'ya: "Kullarimi geceleyin yola çikar, çünkü takip edileceksiniz" diye vahyettik.
آية رقم 53
ﯭﯮﯯﯰﯱ
ﯲ
Firavun da sehirlere (asker) toplayicilar gönderdi:
آية رقم 54
ﯳﯴﯵﯶ
ﯷ
"Esasen bunlar, sayilari azar azar, bölük pörçük bir cemaattir."
آية رقم 55
ﯸﯹﯺ
ﯻ
"(Böyle iken) hakkimizda çok gayz (öfke) besliyorlar. "
آية رقم 56
ﯼﯽﯾ
ﯿ
"Biz ise, elbette uyanik (ve tekvücut) bir cemaatiz." (diyor ve dedirtiyordu.)
آية رقم 57
ﰀﰁﰂﰃ
ﰄ
Ama (sonunda) biz, onlari (Firavun ve kavmini) bahçelerden, pinarlardan,
آية رقم 58
ﰅﰆﰇ
ﰈ
Hazinelerden ve serefli makamlardan çikardik.
آية رقم 59
ﰉﰊﰋﰌﰍ
ﰎ
Ve onlara Israil ogullarini mirasçi yaptik.
آية رقم 60
ﰏﰐ
ﰑ
Derken (Firavun ve adamlari) günes dogmustu ki, onlarin ardina düstüler.
آية رقم 61
Iki topluluk birbirini görünce, Musa'nin adamlari "Eyvah, yakalandik! dediler.
آية رقم 62
Musa: "Hayir, aslâ! dedi, Rabbim süphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektir."
آية رقم 63
Bunun üzerine Musa'ya "Vur asân ile denize" diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dag gibi oluverdi,
آية رقم 64
ﭱﭲﭳ
ﭴ
Ötekilerini de buraya yanastirivermistik.
آية رقم 65
ﭵﭶﭷﭸﭹ
ﭺ
Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardik,
آية رقم 66
ﭻﭼﭽ
ﭾ
Sonra da ötekileri suda bogduk.
آية رقم 67
Süphesiz bunda bir âyet (ibret) vardir; ama çoklari iman etmis degillerdir.
آية رقم 68
ﮉﮊﮋﮌﮍ
ﮎ
Ve süphesiz, iste o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 69
ﮏﮐﮑﮒ
ﮓ
(Resulüm!) onlara Ibrahim'in kissasini da naklet.
آية رقم 70
ﮔﮕﮖﮗﮘﮙ
ﮚ
Hani o, babasina ve kavmine, "Neye tapiyorsunuz?" demisti.
آية رقم 71
ﮛﮜﮝﮞﮟﮠ
ﮡ
"Birtakim putlara tapariz da onlar sayesinde toplaniriz" dediler.
آية رقم 72
ﮢﮣﮤﮥﮦ
ﮧ
Ibrahim "Peki, dedi, yalvardiginizda onlar sizi isitiyorlar mi?"
آية رقم 73
ﮨﮩﮪﮫ
ﮬ
"Veya size fayda veya zararlari olur mu?"
آية رقم 74
ﮭﮮﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
"Yok, dediler, ama biz babalarimizi böyle yapar bulduk."
آية رقم 75
ﯕﯖﯗﯘﯙ
ﯚ
(75-76) Ibrahim dedi ki: "Iyi ama, ister sizin, ister önceki atalarinizin olsun, neye taptiginizi (biraz olsun) düsündünüz mü?"
آية رقم 76
ﯛﯜﯝ
ﯞ
(75-76) Ibrahim dedi ki: "Iyi ama, ister sizin, ister önceki atalarinizin olsun, neye taptiginizi (biraz olsun) düsündünüz mü?"
آية رقم 77
ﯟﯠﯡﯢﯣﯤ
ﯥ
"Hep onlar benim düsmanimdir; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur)"
آية رقم 78
ﯦﯧﯨﯩ
ﯪ
"O ki, beni yaratan ve bana dogru yolu gösterendir,"
آية رقم 79
ﯫﯬﯭﯮ
ﯯ
"Beni yediren, içirendir,"
آية رقم 80
ﯰﯱﯲﯳ
ﯴ
"Hastalandigim zaman bana O, sifâ verir."
آية رقم 81
ﯵﯶﯷﯸ
ﯹ
"O ki, benim canimi alacak, sonra diriltecektir. "
آية رقم 82
"Ve hesap günü, hatami bagislayacagini umdugumdur."
آية رقم 83
ﰃﰄﰅﰆﰇﰈ
ﰉ
"Ya Rab! Bana hikmet (hüküm) ver ve beni iyiler (zümresin)e kat."
آية رقم 84
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖ
ﭗ
"Sonra gelecekler içinde beni dogrulukla anilanlardan eyle!"
آية رقم 85
ﭘﭙﭚﭛﭜ
ﭝ
"Ve beni naîm (nimeti bol) cennetin varislerinden eyle!"
آية رقم 86
ﭞﭟﭠﭡﭢﭣ
ﭤ
"Babami da bagisla, çünkü o yanlis gidenlerdendir. "
آية رقم 87
ﭥﭦﭧﭨ
ﭩ
"(Insanlarin) diriltilecekleri gün, beni mahcub etme."
آية رقم 88
ﭪﭫﭬﭭﭮﭯ
ﭰ
"O gün ki ne mal fayda verir ne ogullar!"
آية رقم 89
ﭱﭲﭳﭴﭵﭶ
ﭷ
"Ancak Allah'a temiz bir kalple gelenler o günde (kurtulusa erer)."
آية رقم 90
ﭸﭹﭺ
ﭻ
(O gün) Cennet müttakilere yaklastirilmistir.
آية رقم 91
ﭼﭽﭾ
ﭿ
Azginlar için de cehennem hortlatilmistir.
آية رقم 92
ﮀﮁﮂﮃﮄﮅ
ﮆ
(92-93) Onlara, "Allah'i birakip da taptiklariniz, hani nerede? Size yardim edebiliyorlar mi veya kendilerini kurtarabiliyorlar mi?" denilir.
آية رقم 93
(92-93) Onlara, "Allah'i birakip da taptiklariniz, hani nerede? Size yardim edebiliyorlar mi veya kendilerini kurtarabiliyorlar mi?" denilir.
آية رقم 94
ﮏﮐﮑﮒ
ﮓ
Ve arkasindan hep onlar (putlar ve azginlar) o cehennemin içine firlatilmaktadirlar.
آية رقم 95
ﮔﮕﮖ
ﮗ
(95-96) Ve bütün o Iblis ordulari onun içinde birbirleriyle çekisirlerken dediler ki:
آية رقم 96
ﮘﮙﮚﮛ
ﮜ
(95-96) Ve bütün o Iblis ordulari onun içinde birbirleriyle çekisirlerken dediler ki:
آية رقم 97
ﮝﮞﮟﮠﮡﮢ
ﮣ
"Vallahi biz, gerçekten apaçik bir sapiklik içindeymisiz."
آية رقم 98
ﮤﮥﮦﮧ
ﮨ
"Çünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk."
آية رقم 99
ﮩﮪﮫﮬ
ﮭ
"Ve bizi hep o günahkarlar saptirdi."
آية رقم 100
ﮮﮯﮰﮱ
ﯓ
"Bak bizim için ne sefaatçiler var,"
آية رقم 101
ﯔﯕﯖ
ﯗ
"Ne de yakin bir dost."
آية رقم 102
"Ah keske (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de, müminlerden olabilseydik."
آية رقم 103
Süphesiz bunda bir âyet (alinacak bir ders) vardir; oysa çoklari iman etmis degillerdir.
آية رقم 104
ﯪﯫﯬﯭﯮ
ﯯ
Ve süphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 105
ﯰﯱﯲﯳ
ﯴ
Nuh kavmi de peygamberleri yalancilikla itham etti.
آية رقم 106
Hani kardesleri Nuh onlara söyle demisti: "Siz Allah'tan korkmaz misiniz?"
آية رقم 107
ﯽﯾﯿﰀ
ﰁ
"Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmis güvenilir bir Peygamberim.
آية رقم 108
ﰂﰃﰄ
ﰅ
"Gelin artik, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 109
"Buna karsilik ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafaatimi verecek olan ancak, âlemlerin Rabbidir."
آية رقم 110
ﰓﰔﰕ
ﰖ
"Gelin, artik, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 111
ﰗﰘﰙﰚﰛﰜ
ﰝ
"Â, dediler, senin ardina hep düsük kimseler düsmüsken, biz sana hiç inanir miyiz?"
آية رقم 112
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖ
ﭗ
Nuh dedi ki: "Onlarin yaptiklari hakkinda bir bilgim yoktur."
آية رقم 113
"Onlarin hesabi ancak Rabbime aittir. Düsünsenize!"
آية رقم 114
ﭡﭢﭣﭤ
ﭥ
"Hem ben iman edenleri kovmaya memur degilim."
آية رقم 115
ﭦﭧﭨﭩﭪ
ﭫ
"Ben ancak apaçik bir uyariciyim."
آية رقم 116
Dediler ki: "Ey Nuh! Eger vazgeçmezsen, iyi bil ki, tasa tutulanlardan olacaksin!"
آية رقم 117
ﭵﭶﭷﭸﭹ
ﭺ
Nuh: "Rabbim! dedi, kavmim beni yalancilikla itham etti."
آية رقم 118
"Artik benimle onlarin arasinda sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."
آية رقم 119
ﮅﮆﮇﮈﮉﮊ
ﮋ
Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide tasiyarak kurtardik.
آية رقم 120
ﮌﮍﮎﮏ
ﮐ
Sonra da arkasinda kalanlari suda bogduk.
آية رقم 121
Süphesiz bunda mutlak bir âyet (alinacak ders) vardir; ama çoklari iman etmis degillerdir.
آية رقم 122
ﮛﮜﮝﮞﮟ
ﮠ
Ve süphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 123
ﮡﮢﮣ
ﮤ
Âd (kavmi) de peygamberleri yalancilikla itham etti.
آية رقم 124
Hani kardesleri Hûd onlara söyle demisti: "Siz Allah'tan korkmaz misiniz?"
آية رقم 125
ﮭﮮﮯﮰ
ﮱ
"Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmis, güvenilir bir Peygamberim."
آية رقم 126
ﯓﯔﯕ
ﯖ
"Gelin artik Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 127
"Buna karsilik ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatimi verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir. "
آية رقم 128
ﯤﯥﯦﯧﯨ
ﯩ
"Siz her tepeye bir alâmet bina edip eglenir durur musunuz?"
آية رقم 129
ﯪﯫﯬﯭ
ﯮ
"Temelli kalacaginizi umarak saglam yapilar mi edinirsiniz?"
آية رقم 130
ﯯﯰﯱﯲ
ﯳ
"Hem tuttugunuz zaman merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz."
آية رقم 131
ﯴﯵﯶ
ﯷ
"Artik Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 132
ﯸﯹﯺﯻﯼ
ﯽ
"O Allah'tan korkun ki, size o bildiginiz seyleri vermekte,"
آية رقم 133
ﯾﯿﰀ
ﰁ
"Davarlar, ogullar,"
آية رقم 134
ﰂﰃ
ﰄ
"Cennet gibi baglar, bahçeler, pinarlar ihsan etmektedir."
آية رقم 135
ﰅﰆﰇﰈﰉﰊ
ﰋ
"Cidden ben sizin hakkinizda büyük bir günün azabindan korkuyorum."
آية رقم 136
"Dediler ki: "Sen ha vaaz etmissin, ha vaaz edenlerden olmamissin, bizce birdir."
آية رقم 137
ﭑﭒﭓﭔﭕ
ﭖ
"Bu sirf eskilerin âdetidir."
آية رقم 138
ﭗﭘﭙ
ﭚ
"Biz azaba ugratilacak da degiliz."
آية رقم 139
Böylece onu yalanci saydilar; biz de kendilerini helak ettik. Süphesiz bunda mutlak bir âyet (alinacak bir ders) vardir, ama çoklari iman etmis degillerdir.
آية رقم 140
ﭨﭩﭪﭫﭬ
ﭭ
Ve süphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 141
ﭮﭯﭰ
ﭱ
Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancilikla itham etti.
آية رقم 142
Hani kardesleri Salih onlara söyle demisti: "Siz Allah'tan korkmaz misiniz?"
آية رقم 143
ﭺﭻﭼﭽ
ﭾ
"Haberiniz olsun ki ben size gönderilmis güvenilir bir peygamberim."
آية رقم 144
ﭿﮀﮁ
ﮂ
"Gelin artik, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 145
"Buna karsilik ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatimi verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir."
آية رقم 146
ﮐﮑﮒﮓﮔ
ﮕ
"Siz burada güven içinde birakilacak misiniz?"
آية رقم 147
ﮖﮗﮘ
ﮙ
"Bahçelerin, pinarlarin içinde,"
آية رقم 148
ﮚﮛﮜﮝ
ﮞ
"Ekinlerin, salkimlari sarkmis hurmalar arasinda,"
آية رقم 149
ﮟﮠﮡﮢﮣ
ﮤ
Ki bir de daglardan keyifli keyifli kâsâneler oyuyorsunuz."
آية رقم 150
ﮥﮦﮧ
ﮨ
"Gelin! Allah'tan korkun da bana itaat edin."
آية رقم 151
ﮩﮪﮫﮬ
ﮭ
(151-152) "Yeryüzünde bozgunculuk yapip dirlik düzenlik vermeyen bozguncularin emrine uymayin."
آية رقم 152
ﮮﮯﮰﮱﯓﯔ
ﯕ
(151-152) "Yeryüzünde bozgunculuk yapip dirlik düzenlik vermeyen bozguncularin emrine uymayin."
آية رقم 153
ﯖﯗﯘﯙﯚ
ﯛ
"Sen dediler, olsa olsa iyice büyülenmis birisin!"
آية رقم 154
"Sen de ancak bizim gibi bir besersin. Eger dogru söyleyenlerden isen, haydi bize bir âyet (mucize) getir."
آية رقم 155
Salih "Iste (mucize) bu disi devedir; su içme hakki (bir gün) onundur, belli bir günün içme hakki da sizin" dedi.
آية رقم 156
"Sakin ona bir kötülükle ilismeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabi yakalayiverir."
آية رقم 157
ﯺﯻﯼ
ﯽ
Derken onu kestiler; fakat pisman da oldular.
آية رقم 158
Çünkü kendilerini azap yakalayiverdi. Süphesiz bunda bir âyet (alinacak bir ders) vardir, ama çoklari iman etmis degillerdir.
آية رقم 159
ﰋﰌﰍﰎﰏ
ﰐ
Ve süphesiz Rabbin, iste O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 160
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Lût (kavmi) de peygamberleri yalancilikla itham etti.
آية رقم 161
Hani kardesleri Lût onlara söyle demisti: "Siz Allah'tan kormaz misiniz?"
آية رقم 162
ﭞﭟﭠﭡ
ﭢ
"Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmis güvenilir bir peygamberim."
آية رقم 163
ﭣﭤﭥ
ﭦ
"Gelin artik, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 164
"Buna karsilik ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatimi verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir."
آية رقم 165
ﭴﭵﭶﭷ
ﭸ
"Insanlar içinden erkeklere mi gidiyorsunuz?"
آية رقم 166
"Birakiyorsunuz da sizler için yarattigi esleri! Dogrusu siz insanliktan çikmis bir kavimsiniz!"
آية رقم 167
Onlar söyle dediler: "Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bilki, sürülenlerden olacaksin."
آية رقم 168
ﮏﮐﮑﮒﮓ
ﮔ
Lût "Dogrusu ben, dedi, sizin bu isinize bugzedenlerdenim."
آية رقم 169
ﮕﮖﮗﮘﮙ
ﮚ
"Yâ Rabbi! Beni ve ailemi onlarin yapageldiklerin(in vebalin)den kurtar."
آية رقم 170
ﮛﮜﮝ
ﮞ
Biz de onu ve ailesinin tamamini kurtardik,
آية رقم 171
ﮟﮠﮡﮢ
ﮣ
Ancak (geride) bir yasli kadin kaldi.
آية رقم 172
ﮤﮥﮦ
ﮧ
Sonra geridekilerin hepsini helak ettik.
آية رقم 173
Ve üzerlerine öyle bir yagmur yagdirdik ki, (uyarilanlarin) o yagmuru ne kötü bir yagmurdu!
آية رقم 174
Süphesiz bunda bir âyet (alinacak bir ders) vardir. Ama çoklari iman etmis degillerdir.
آية رقم 175
ﯛﯜﯝﯞﯟ
ﯠ
Ve süphesiz Rabbin, iste O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 176
ﯡﯢﯣﯤ
ﯥ
Eyke halki da peygamberleri yalancilikla itham etti.
آية رقم 177
ﯦﯧﯨﯩﯪﯫ
ﯬ
Hani Suayb onlara söyle demisti: "Siz Allah'tan korkmaz misiniz?"
آية رقم 178
ﯭﯮﯯﯰ
ﯱ
"Haberiniz olsun ki ben size gönderilmis güvenilir bir peygamberim."
آية رقم 179
ﯲﯳﯴ
ﯵ
"Gelin, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
آية رقم 180
"Buna karsilik ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatimi verecek olan yalniz âlemlerin Rabbidir."
آية رقم 181
"Ölçegi tam ölçün de hak yiyenlerden olmayin."
آية رقم 182
ﰋﰌﰍ
ﰎ
"Ve dogru terazi ile tartin."
آية رقم 183
"Halkin esyalarini degerinden düsürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karisiklik çikarmayin."
آية رقم 184
ﭑﭒﭓﭔﭕ
ﭖ
"O sizi ve sizden önceki nesilleri yaratan Allah'tan korkun."
آية رقم 185
ﭗﭘﭙﭚﭛ
ﭜ
Onlar söyle dediler: "Sen, olsa olsa iyice büyülenmis birisin."
آية رقم 186
"Sen de bizim gibi bir beserden baska nesin? Bil ki, biz seni ancak yalancilardan biri sayiyoruz."
آية رقم 187
"Sayet dogru sözlülerden isen, üstümüze gökten bir parça düsürüver."
آية رقم 188
ﭱﭲﭳﭴﭵ
ﭶ
Suayb, "Rabbim, yaptiklarinizi en iyi bilendir" dedi.
آية رقم 189
Hülasa, onu yalanci saydilar da kendilerini o gölge gününün azabi yakalayiverdi. O cidden büyük bir günün azabi idi!
آية رقم 190
Süphesiz bunda bir âyet (alinacak bir ders) vardir. Ama çoklari iman etmis degillerdir.
آية رقم 191
ﮍﮎﮏﮐﮑ
ﮒ
Ve süphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
آية رقم 192
ﮓﮔﮕﮖ
ﮗ
Ve muhakkak ki bu (Kur'ân) âlemlerin Rabbinin indirmesidir.
آية رقم 193
ﮘﮙﮚﮛ
ﮜ
(Resulüm!) Onu Rûhu'l-emin (Cebrail) indirdi;
آية رقم 194
ﮝﮞﮟﮠﮡ
ﮢ
Uyaricilardan olasin diye senin kalbin üzerine;
آية رقم 195
ﮣﮤﮥ
ﮦ
Açik parlak bir Arapça lisan ile.
آية رقم 196
ﮧﮨﮩﮪ
ﮫ
O, süphesiz daha öncekilerin kitaplarinda da vardi.
آية رقم 197
Israilogullari bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir âyet (delil) degil midir?
آية رقم 198
ﯗﯘﯙﯚﯛ
ﯜ
(198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydi, yine de ona iman etmezlerdi.
آية رقم 199
ﯝﯞﯟﯠﯡﯢ
ﯣ
(198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydi, yine de ona iman etmezlerdi.
آية رقم 200
ﯤﯥﯦﯧﯨ
ﯩ
(200-201) Böylece onu günahkarlarin kalplerine soktuk. (okuyup anladilar, ama yine de) acikli azabi görünceye kadar ona iman etmezler.
آية رقم 201
(200-201) Böylece onu günahkarlarin kalplerine soktuk. (okuyup anladilar, ama yine de) acikli azabi görünceye kadar ona iman etmezler.
آية رقم 202
ﯲﯳﯴﯵﯶ
ﯷ
Iste bu (azab) onlara, kendileri farkinda olmadan, ansizin geliverecektir.
آية رقم 203
ﯸﯹﯺﯻ
ﯼ
O zaman "Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba?...diyeceklerdir.
آية رقم 204
ﯽﯾ
ﯿ
(Oysa dünyada iken) Onlar bizim azabimizi çarçabuk istiyorlardi.
آية رقم 205
ﰀﰁﰂﰃ
ﰄ
Gördün ya artik onlara senelerce zevk ettirsek,
آية رقم 206
ﰅﰆﰇﰈﰉ
ﰊ
Sonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip çatarsa,
آية رقم 207
ﭑﭒﭓﭔﭕﭖ
ﭗ
O yasadiklari zevkin kendilerine hiçbir faydasi olmayacaktir.
آية رقم 208
Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarici (peygamberleri) olmustur.
آية رقم 209
ﭠﭡﭢﭣ
ﭤ
(Onlar) ihtar edilmistir ve biz zulmetmis degiliz.
آية رقم 210
ﭥﭦﭧﭨ
ﭩ
Onu (Kur'ân'i) seytanlar indirmedi.
آية رقم 211
ﭪﭫﭬﭭﭮ
ﭯ
Bu onlara hem yarasmaz hem güçleri yetmez.
آية رقم 212
ﭰﭱﭲﭳ
ﭴ
Süphesiz onlar vahyi isitmekten uzak tutulmuslardir.
آية رقم 213
O halde sakin Allah ile beraber baska tanriya kulluk edip yalvarma, yoksa azaba ugratilanlardan olursun.
آية رقم 214
ﭿﮀﮁ
ﮂ
(Önce) en yakin hisimlarini uyar.
آية رقم 215
ﮃﮄﮅﮆﮇﮈ
ﮉ
Ve sana uyan müminlere kanadini indir.
آية رقم 216
Sayet sana karsi gelirlerse, de ki: "Ben sizin yaptiklarinizdan muhakkak uzagim."
آية رقم 217
ﮒﮓﮔﮕ
ﮖ
Sen O, mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.
آية رقم 218
ﮗﮘﮙﮚ
ﮛ
O ki, (gece namaza) kalktigin zaman seni görüyor.
آية رقم 219
ﮜﮝﮞ
ﮟ
Ve secde edenler arasinda dolasmani da (görüyor.)
آية رقم 220
ﮠﮡﮢﮣ
ﮤ
Çünkü her seyi isiten, her seyi bilen O'dur.
آية رقم 221
ﮥﮦﮧﮨﮩﮪ
ﮫ
Seytanlarin kime inecegini size haber vereyim mi?
آية رقم 222
ﮬﮭﮮﮯﮰ
ﮱ
Onlar, günaha, iftiraya düskün olan herkesin üzerine inerler.
آية رقم 223
ﯓﯔﯕﯖ
ﯗ
Onlar, (seytanlara) kulak verirler ve onlarin çogu yalancidir.
آية رقم 224
ﯘﯙﯚ
ﯛ
Sairler(e gelince), onlara da sapiklar uyar.
آية رقم 225
(225-226) Onlarin her vadide saskin saskin dolastiklarini ve gerçekte yapmadiklari seyleri söylediklerini görmedin mi?
آية رقم 226
ﯤﯥﯦﯧﯨ
ﯩ
(225-226) Onlarin her vadide saskin saskin dolastiklarini ve gerçekte yapmadiklari seyleri söylediklerini görmedin mi?
آية رقم 227
Ancak iman edip iyi ameller isleyenler, Allah'i çok çok ananlar ve haksizliga ugratildiklarinda kendilerini savunanlar müstesna; haksizlik edenler, hangi dönüse (hangi akibete) döndürüleceklerini yakinda bileceklerdir.
تقدم القراءة